Eşitlik Nedir Vikipedi



EŞİTLİK a.

-1. Eşit olma durumu; eşit olan şeyin özelliği; denklik: Yaşça eşitlik. İki sayının eşitliği.

-2. Sahip oldukları haklar bakımından insanlar arasında hiçbir ayrım gözetilmemesi; müsavat: Siyasal, medeni, toplumsal eşitlik. vergi eşitliği. Yurttaşlar arasında daha fazla eşitlik sağlamayı amaçlayan yasalar. (Bk. ansikl. böl. Huk. ve Siyas. bil.)

-Dilbil. Eşitlik derecesi, karşılaştırmada eşitlik gösteren derece. (Onun kadar Ali de çalışkandır.) [Eşanl. ekvatif, ekvativus.)

–Eşitlik eki, sözcüğe eşitlik, benzerlik, görelik, karşılaştırma kavramı veren ek. Türkçedeki -ca eki: Aile-ce, yaş-ça, ben-ce, kendi-n-ce vb.

-Fels. J.-J. Rousseau’ya göre, doğal durumdan toplumsal duruma geçen insanların, toplum içinde hiç kimsenin bir başkasından üstün olmaması gerektiği yolundaki istemi. (Bk. ansikl. böl.) Hegel’e göre, diyalektik düşüncenin, gerçekliğin somut analizini yapabilmesine yarayan zihin işleminin sonucu ve eşitsizliğin ayrılmaz karşıtı. (Bk. ansikl. böl.)

-Geom. Üçgenlerin eşitlik hali, iki üçgenin izometrik ya da bindirilir olması için koşul. (Bk. ansikl. böl.)

-Kamu. mal. vergi önünde eşitlik, XVIII. yy.’da, vergi önünde eşitlik, her bireyin geliri ile ödediği vergi arasında sıkı bir oransallığın kurulması olarak düşünülmüştür. XIX. yy.’ın sonundan bu yana, mali eşitlik kavramında önemli dönüşümler gerçekleşmiştir. verginin kişileştirilmesi doğrultusunda (örneğin, yükümlünün bakmakla sorumlu olduğu ailesini de göz önüne alarak) girişimler olmaktadır. vergi kaçırma olanakları, vergiyi yansıtma girişimleri, bazı yükümlülere tanınan ayrıcalıklar, çeşitli toplumsal grupların vergi koyucu üzerindeki baskıları, iktisadi ya da toplumsal gerekçeleri olmayan mali eşitsizlikler yaratmaktadır.

-Mant. ve Küm. kur. Dönüşlülük (x=x), simetri (x=y y = x) ve geçişlilik (x = y-+ (x = z -t-y = z)) özelliklerinin doğrulanmasını sağlayan ikili ilişki. Eşdeğerlilik ilişkisinin kaba bir örneğini oluşturur.

–Eşitlik belitleri, yüklemlerin olağan hesaplanmasına ek belitler; bu belitler, yüklemlerin eşitlik yoluyla hesaplanmasını (di-yadik yüklem = özgülleştirilmiş yüklem) iki niteliğe dayanarak tanımlarlar: (1) vx (x=x); (2) eşitlerin birbirleri yerine konulabilirliği ilkesi. (Bu eşitlik, ayrıca, ilk kez Leibniz tarafından belirlenmiş olan iki özelliği de karşılar: herhangi bir P yüklemi için, eşitlerin birbiri yerine konulabilirliği

( V x V y [x=y --> (P (x, x,.....x) -->

P(yı x,.....xn)]),

eğer P tekliyse, özellikle şu durum elde edilir.

P (x) ~ P (y))

ayırdedilmezlerin özdeşliği:

vP [(P (x) ~ P (y) -x=y].

Bu demektir ki, hiçbir özelliğin ayıramadığı iki nesne, özdeş kabul edilmek zorundadır. Bazı durumlarda, ilk özellik doğrulanmaz; o zaman, saydam olmayan bir bağlam sözkonusu demektir.)

-Uluslarar. huk. Uluslararası bir örgütte yer alan her devletin önemine bakılmaksızın bir oy hakkına sahip olması ilkesi.

-ansikl. Fels. Rousseau’ya göre, insanların doğal eşitliği sorunuyla bir sivil toplum içindeki eşitsizlikleri sorununu birbirinden kesin olarak ayırmak gerekir; "her toplum sistemi için esas olan bir noktayı şöyle belirtebiliriz: temel anlaşma (yani toplum anlaşması) doğal eşitliği yok etmez; tersine, doğanın insanlar arasına koyabildiği fizik eşitsizliğin yerine, moral ve yasal bir eşitlik getirir ve böylece güçte ve zekâda denk olmayan insanların anlaşmayla hukuken eşit duruma gelmelerini sağlar" (Toplum sözleşmesi , 1,9).

Hegel’de, eşitlik (Gieichheit) terimi, ilk önce, felsefi olmayan bir düşüncenin, birbirini dışlayan terimler arasında ilişkiler ya da ilişkisizlikler kurmasına yarayan karşılaştırma edimini akla getirir. Oysa, gerçekten diyalektik bir düşünceye geçildiğinde, "eşitlikle eşitsizliğin birliği" artık nesnenin uzağında aranmaz; tersine, o nesnenin somut evrenselliğinin ilkesi olarak kabul edilir; böylece, her nesne ancak "bir başkası için" olduğu ölçüde kendi kendisi olabileceğine göre, tam anlamıyla "çelişkili" bir eşitlik tipi ortaya çıkar (Wİssenschaft der Logik , "Öz", 1,2).

-Geom. "Yeni" söz dağarcığıyla, üçgenlerin "eşitliği" hali (çağdaş matematikte artık eşitlik deyimi kullanılmamaktadır) aşağıdaki biçimde ifade edilecektir: "iki üçgen ancak ve ancak şu üç koşuldan birini gerçekliyorlarsa izometriktir:

-1. üç kenarı, ikişer ikişer alındığında aynı ölçüdedir; 2. kenarlarından ikisi ve bunlara ilişkin çıkıntılı açı kesmesi aynı ölçüdedir; 3. çıkıntılı açı kesmelerinden (üçgenlerin belirlediği) ikisi ve bunlara bitişik kenarlar aynı ölçüdedir. (Üçgenler için seçilen uzunluk birimleri de özdeştir.)

-Huk. ve Siy. bil. Eşitlik ve özgürlük, her biri içerikleri bakımından farklı anlamlara bürünseler bile, siyasal düzenlerin büyük bir bölümünün benimsediği iki temel ilkedir. Liberalizm, başlangıcından beri eşitliği ikinci temel ilkesi saymış ve bunu 1789 insan ve yurttaş hakları bildirgesi’ne geçirmiştir: "insanlar özgür ve haklar bakımından eşit doğarlar, özgür ve eşit yaşarlar". Haklarda eşitlik, özellikle kadın ve erkek eşitliği açısından, 1946 Fransız Anayasası nın başlangıç bölümünde tamamlanmış ve pozitif hukuk bakımından pek çok sonuç doğurmuştur: seçme hakkı, yasa, vergi, kamu hizmetleri, vb. önünde eşitlik. Yine de klasik liberal anlayışta eşitlik, özgürlüğe oranla ikincil niteliktedir: bu anlayışa göre, eşitlik soyut bir biçimde ele alınarak hukuksal yeteneklerde bir eşitlik sayılmış ve bu yetenekler özgürlüğün kullanımı için gerekli ve yeterli koşullar olarak görülmüştür.

Marksizme göre ise tam tersine, koşullardaki eşitsizliği gizleyen hak eşitliği kavramı ancak biçimsel bir özgürlüğe izin verir. O halde yapılması gereken şey, gerçek bir özgürlük sağlayacak olan ve ancak üretim araçlarının kolektifleştirilmesine dayalı sınıfsız toplumun kurulmasıyla ortaya çıkacak somut eşitliği gerçekleştirmek olmalıdır.

1 Yorum

  1. yagmur diyor ki:

    saçmalama
    melike

Sizlerde Konu Hakkında Yorum Yapın